Ember’in Türkiye Electricity Review 2026 çalışmasına göre Türkiye’de 2022’den bu yana yeni rüzgar ve güneş projeleri için tahsis edilen batarya kapasitesi 33 GW seviyesine ulaştı. Ember, bu proje stokunun AB ülkelerinin tamamından daha yüksek olduğunu belirtirken, Türkiye’de rüzgar ve güneşin 2025’te elektrik üretimindeki payının da %22’ye çıktığını vurguladı.
İklim ve enerji düşünce kuruluşu Ember’in yayımladığı Türkiye Electricity Review 2026 çalışması, Türkiye’nin batarya depolama tarafında Avrupa Birliği ülkelerinin önüne geçen bir proje stoku oluşturduğunu ortaya koydu. Ember’in verilerine göre 2022’den bu yana yeni rüzgar ve güneş projeleri için yapılan tahsisler kapsamında toplam batarya kapasitesi 33 GW’a ulaştı. Kurum, Türkiye’nin batarya proje hattının bu düzeyiyle AB’deki herhangi bir ülkeden daha büyük bir kapasiteye sahip olduğunu belirtiyor.
Ember’in değerlendirmesine göre bu tablo, Türkiye’de 2022’de getirilen ve rüzgar ile güneş projelerinde depolamayı da içeren başvurulara öncelik tanıyan çerçevenin sonucu olarak şekillendi. Kurumun Türkçe yayımladığı depolama bölümünde, bu başvuruların 33 GW’ına onay verildiği ve buna karşılık en az 33 GW’lık batarya projesi ortaya çıktığı ifade ediliyor.
Depolama başlığındaki bu büyüme, yenilenebilir üretimdeki artışla birlikte okunuyor. Ember’in aynı çalışmasına göre Türkiye’de rüzgar ve güneş 2025 yılında toplam elektrik üretiminin %22’sini karşıladı. Kurum, depolamanın özellikle değişken üretim yapan yenilenebilir kaynakların sisteme entegrasyonu açısından kritik rol oynadığını vurguluyor.
Ember’in ortaya koyduğu çerçeve, Türkiye’nin yalnızca yeni yenilenebilir kapasite eklemeye değil, bu üretimi şebekede daha yönetilebilir hale getirecek altyapıya da yöneldiğini gösteriyor. 33 GW’lık onaylı depolamalı proje stoku, Türkiye’nin enerji dönüşümünde depolamayı artık yan unsur değil, ana büyüme alanlarından biri olarak konumlandırdığına işaret ediyor.