Suzlon, WindEurope Annual Event 2026’da “Blue Sky” ürün platformunu duyurdu. Platform, düşük rüzgar sahaları için S175 5 MW ve orta-yüksek rüzgar rejimleri için S163 6,3 MW türbin modelleriyle Avrupa’da devreye alınacak.
Hindistan merkezli yenilenebilir enerji şirketi Suzlon, Madrid’de düzenlenen WindEurope Annual Event 2026’da yeni nesil “Blue Sky” ürün platformunu tanıttı. Platform, yüksek kapasiteli iki yeni rüzgar türbini modeliyle Avrupa pazarında kullanılacak.
Suzlon’un “Suzlon 2.0” stratejisinin bir parçası olarak duyurduğu platformda, S175 5 MW ve S163 6,3 MW modelleri yer alıyor. Şirket, S175 modelinin düşük rüzgar rejimlerine, S163 modelinin ise orta ve yüksek rüzgar rejimlerine yönelik geliştirildiğini bildirdi.
Avrupa’da farklı saha koşullarına uyum hedefleniyor
Suzlon, Blue Sky platformunun Avrupa pazarındaki farklı regülasyon, şebeke koşulları ve saha profillerine uyum sağlayacak şekilde tasarlandığını belirtti. Açıklamada platformun yalnızca türbin performansına değil; şebeke entegrasyonu, veri odaklı işletme ve yaşam döngüsü optimizasyonuna da odaklandığı ifade edildi.
Şirket, yeni platformun küresel ölçekte işletmede olan 21,5 GW’lık Suzlon türbin filosundan elde edilen deneyim üzerine geliştirildiğini aktardı. Suzlon’a göre Blue Sky platformu daha yüksek enerji üretimi, daha fazla güvenilirlik ve daha düşük seviyelendirilmiş enerji maliyeti hedefliyor.
Türbinlerde 250 metreye kadar uç yüksekliği
Suzlon Group Başkan Yardımcısı Girish Tanti, şirketin Avrupa’da 25 yıllık deneyime, 11 AB pazarında varlığa ve küresel ölçekte 21,5 GW kurulu rüzgar kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Tanti, Almanya, Hollanda ve Danimarka’daki Ar-Ge ekosistemlerinin Avrupa’nın olgun rüzgar pazarı için geliştirilen yeni nesil türbinleri desteklediğini söyledi.
Tanti ayrıca S163 6,3 MW ve S175 5 MW modellerinin 250 metreye kadar uç yüksekliğiyle farklı saha koşullarında proje ekonomisini optimize etmeyi hedeflediğini ifade etti.
Suzlon Avrupa Başkanı Paulo Soares ise Blue Sky platformunun farklı rüzgar rejimlerine, şebeke koşullarına ve değişen izin süreçlerine uyum sağlayacak esneklik sunduğunu belirtti. Soares, Avrupa’nın rüzgar enerjisinde belirleyici bir yeniden güçlendirme dönemine girdiğini ifade etti.