IRENA’nın Yenilenebilir Enerji İstatistikleri 2026 verileri, küresel yenilenebilir elektrik üretiminde tarihin en hızlı büyümesine işaret etti. Yenilenebilir elektrik üretimi yüzde 9,8 artarak 9.836 TWh’ye ulaşırken, güneş ve rüzgar enerjisi büyümenin ana taşıyıcıları arasında yer aldı.
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’nın (IRENA) yayımladığı Yenilenebilir Enerji İstatistikleri 2026, küresel elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payının artmaya devam ettiğini ortaya koydu. IRENA’nın 2024 üretim verilerine göre, küresel yenilenebilir elektrik üretimi yüzde 9,8 büyüyerek 9.836 TWh’ye ulaştı. Aynı dönemde yenilenebilir olmayan kaynaklardaki artış yüzde 1,4 seviyesinde kaldı. Böylece yenilenebilir kaynakların küresel elektrik üretimindeki payı yüzde 31,7’ye çıktı.
Veriler, yenilenebilir elektriğin enerji dönüşümündeki ağırlığının güçlendiğini gösterirken, 2035 hedefleri için büyüme hızının daha da artması gerektiğine işaret etti. IRENA’nın yol haritasından hareketle, Türkiye’nin COP31 Dönem Başkanlığı tarafından açıklanan 2035’e kadar nihai enerji talebinde yüzde 35 küresel elektrifikasyon hedefi için yenilenebilir elektriğin küresel üretimdeki payının yüzde 78’e ulaşması gerekiyor.
Güneş ve rüzgar büyümenin merkezinde
IRENA’ya göre yenilenebilir elektrik üretimindeki artışta güneş ve rüzgar enerjisi belirleyici rol oynadı. Asya, tüm yenilenebilir enerji teknolojilerinin katkısıyla 4.589 TWh üretim gerçekleştirerek küresel ölçekte liderliğini sürdürdü. Bölgede büyüme özellikle güneş ve rüzgar enerjisinde güçlü seyretti.
Avrupa’da yenilenebilir elektrik üretimi 1.758 TWh’ye ulaştı. Kuzey Amerika 1.535 TWh, Güney Amerika ise 1.047 TWh üretim gerçekleştirdi. Avrasya’da üretim 411 TWh, Afrika’da 227 TWh, Okyanusya’da 138 TWh, Orta Amerika ve Karayipler’de ise 55 TWh olarak kaydedildi. Orta Doğu, yüzde 17,3 ile en yüksek bölgesel büyüme oranını yakalarken, üretimini 76 TWh seviyesine taşıdı.
IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera, elektrifikasyonun enerji dönüşümünün temel taşlarından biri haline geldiğini belirtti. La Camera, temiz elektriğin enerji güvenliği, dayanıklılık ve rekabet gücünü artırdığına yönelik ortak anlayışın güçlendiğini vurguladı.
La Camera, önümüzdeki 10 yılda yenilenebilir elektrik üretiminin bugünkü seviyenin yaklaşık 2,5 katına çıkması gerektiğini belirterek, teknolojilerin hazır ve ekonomik koşulların elverişli olduğunu ifade etti. La Camera’ya göre artık binalarda, ulaşımda ve sanayide fosil yakıtlardan temiz elektriğe geçişin hızlandırılması gerekiyor.
Kapasite tarafında da rekor artış
IRENA’nın son istatistikleri, yenilenebilir enerji kurulu gücündeki büyümenin de devam ettiğini gösterdi. Revize edilen verilere göre, yenilenebilir enerji kapasitesindeki yıllık artış 2025’te 693 GW ile rekor seviyeye ulaştı.
2025 sonunda küresel yenilenebilir enerji kurulu gücü 5,2 TW’ye yükselirken, yenilenebilir kaynakların toplam kurulu güç içindeki payı yüzde 49,5 oldu. Toplam kapasite artışında yenilenebilir enerji kaynaklarının payı yüzde 85,7 olarak gerçekleşti.
Bu oran bir önceki yıla göre gerilese de IRENA verileri, yenilenebilir enerji yatırımlarının yenilenebilir olmayan kaynakların büyümesini geride bırakmayı sürdürdüğünü ortaya koydu.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri Simon Stiell ise temiz enerjiye geçişin daha ucuz, daha güvenli ve pazara daha hızlı ulaşan çözümlerle ilerlediğini belirtti. Stiell, buna rağmen geçişin hala yeterince hızlı ve kapsayıcı olmadığını, özellikle kırılgan ülkeler için iklim finansmanı taahhütlerinin zamanında yerine getirilmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti.