Görsel: WindEurope
Orta Doğu’daki gerilim sonrası derinleşen enerji krizi, Avrupa’yı yerli kaynaklara yöneltti. Almanya 2030’a kadar 12 GW ek rüzgar hedefi koyarken, İngiltere offshore yatırımlarını hızlandırma kararı aldı.
WindEurope’un değerlendirmelerine göre, Orta Doğu’daki gelişmelerin tetiklediği yeni enerji krizi Avrupa’da enerji politikalarını yeniden şekillendiriyor. Petrol ve gaz fiyatlarında yaşanan sert artışlar, ülkeleri ithal fosil yakıtlara bağımlılığı azaltacak çözümlere yöneltirken, rüzgar enerjisi bu dönüşümün merkezine yerleşiyor.
Bu kapsamda Almanya ve İngiltere, enerji güvenliğini güçlendirmek ve fiyat oynaklığını azaltmak amacıyla rüzgar yatırımlarını hızlandıran adımlar attı.
Almanya’dan 12 GW’lık ek hedef
Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, 2030’a kadar gerçekleştirilecek karasal rüzgar ihalelerine ek 12 GW’lık kapasite dahil edileceğini açıkladı. Kararın, doğrudan jeopolitik risklere karşı enerji sistemini daha dayanıklı hale getirme amacı taşıdığı vurgulandı.
Berlin yönetimi, enerji politikasının artık aynı zamanda güvenlik politikası olduğunu belirtirken, yerli ve yenilenebilir kaynakların bu süreçte kritik rol oynadığını ifade ediyor.
İngiltere offshore’da süreci öne çekiyor
İngiltere ise enerji krizine yanıt olarak yenilenebilir enerji ihalelerini hızlandırma yoluna gitti. Hükümet, büyük ölçekli offshore rüzgar projelerini içeren AR8 ihale sürecini Temmuz 2026’ya çekme kararı aldı.
Söz konusu ihale kapsamında 18’e kadar offshore rüzgar projesinin yarışması beklenirken, yeni karasal rüzgar ve güneş projeleri de sürece dahil edilecek.
Bir önceki offshore ihale turunda (AR7) verilen kapasitenin 23 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacak düzeyde olduğu belirtilirken, bu kapasitenin yıllık yaklaşık 80 LNG tankerine eşdeğer gaz ithalatını ortadan kaldırabileceği ifade ediliyor.
Yenilenebilir enerji fiyatları aşağı çekiyor
Rüzgar ve diğer yenilenebilir kaynakların artan payı, elektrik fiyatları üzerinde de doğrudan etkili oluyor. Ember verilerine göre, gazın elektrik fiyatlarını belirleme etkisinin düşük olduğu ülkelerde fiyat oynaklığı da daha sınırlı kalıyor.
Örneğin İspanya’da gazın fiyat üzerindeki etkisi yılın yalnızca yüzde 15’inde görülürken, bu oran İtalya’da yüzde 89 seviyesinde. Bu durum, yenilenebilir enerji payı yüksek olan ülkelerin kriz dönemlerinde daha rekabetçi kalabildiğini ortaya koyuyor.