Almanya’nın Brandenburg eyaletinde inşası süren 360 metrelik proje, 100 katlı binaya eş değer uzunluğuyla tamamlandığında dünyanın en yüksek rüzgar türbini olacak. Euronews’in paylaştığı habere göre eski kömür sahasında hayata geçirilen proje, yüksek irtifa rüzgarlarından daha fazla yararlanarak kara tipi rüzgar enerjisinde üretimi artırmayı hedefliyor.
Almanya’nın Brandenburg eyaletine bağlı Schipkau kasabasında, dünyanın en yüksek rüzgar türbini olarak gösterilen yeni bir proje yükseliyor. Bir dönem kömür madenciliğiyle anılan bölgede inşa edilen türbinin tamamlandığında 360 metre yüksekliğe ulaşması bekleniyor. Bu ölçü, yapıyı Berlin Televizyon Kulesi’nin ardından Almanya’nın en yüksek ikinci yapısı konumuna taşıyacak.
Projeyi öne çıkaran temel unsur, daha yüksek irtifalarda rüzgarın daha güçlü ve daha düzenli esmesi. Bu nedenle sistemin, klasik kara tipi rüzgar türbinlerine kıyasla daha yüksek üretim potansiyeli sunması hedefleniyor. Türbinin yıllık 30 ila 33 gigavat saat elektrik üretmesi, üretim maliyetinin ise kilovatsaat başına 5 sentin altında kalması öngörülüyor. Bu seviyenin, çevredeki geleneksel türbinlere göre %220 daha yüksek üretime karşılık geldiği ve yaklaşık 4 kişilik 7 bin 500 hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabileceği belirtiliyor.
Bu ölçekte bir yapının inşası da alışılmış yöntemlerin dışına çıkılmasını gerektiriyor. Habere göre, projede geleneksel vinçler yerine patentli teleskopik bir sistem kullanılıyor. Türbinin önce 150 metre seviyesine kadar yükselmesi, ardından bu özel sistemle 300 metreye çıkarılması planlanıyor. Projede 2025 sonlarında çelik parçalarda tespit edilen sorunlar nedeniyle kısa süreli bir duraksama yaşansa da çalışmalar yeniden hız kazanmış durumda. GICON CEO’su Jochen Großmann, projede güvenlik ve kalitenin mutlak öncelik olduğunu vurguluyor.
Projenin bir diğer boyutu ise, Avrupa’nın zayıf kara rüzgarlarına sahip bölgeleri için yeni bir model sunma iddiası. GICON, 2010’dan bu yana bu teknoloji üzerinde çalıştığını belirtirken, komşu Klettwitz’te yapılan ölçümlerin 300 metre yükseklikte rüzgarın geleneksel türbin seviyelerine göre daha güçlü ve daha istikrarlı estiğini ortaya koyduğunu aktarıyor. Bu yaklaşımın, doğu Polonya’dan İber Yarımadası’na uzanan ve kara rüzgârlarının zayıf olduğu bölgelerde yeni yatırım alanları açabileceği değerlendiriliyor.
Schipkau’daki sahada uzun vadede iki farklı seviyede rüzgâr üretimi ile zemindeki güneş enerjisini birleştiren hibrit bir enerji yapısının kurulması planlanıyor. Amaç, aynı alandan daha yüksek verim almak ve yıl geneline yayılan daha dengeli bir elektrik üretim profili oluşturmak. Türbinin 2026 sonuna doğru şebekeye bağlanması hedefleniyor.