Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgar yarışması olan 1.000 MW kapasiteli YEKA DÜRES-2026 yarışmasına ilişkin şartname taslağını kamuoyu görüşüne açtı. Taslakta 49 yıllık lisans süresi, yüzde 25 asgari yerlilik şartı ve 7-11 dolar cent/kWh aralığında elektrik alım fiyatı öngörülüyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye’de 1.000 MWe kapasiteli deniz üstü rüzgar enerjisi santralinin kurulmasını kapsayan YEKA DÜRES-2026 yarışmasına ilişkin şartname taslağını yayımladı. Taslak, deniz üstü rüzgar santraline tahsis edilecek bağlantı kapasitesi ile ilgili Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı’nın kullanım hakkına ilişkin usul ve esasları belirliyor.
Bakanlık, şartname taslağına ilişkin görüş ve önerilerin 17 Ağustos 2026 tarihine kadar resmi yazı veya e-posta yoluyla iletilebileceğini bildirdi.
Yarışmada kullanılacak saha henüz kesinleşmedi. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği’nin aktardığına göre yarışma, Bakanlığın daha önce açıkladığı 4 aday deniz üstü rüzgar alanından birini kapsayacak. Seçilecek alanın yarışmadan önce duyurulması bekleniyor.
Lisans ve alan kullanım süresi 49 yıl olarak öngörülüyor
Şartname taslağına göre yarışma sonucunda toplam 1.000 MWe deniz üstü rüzgar bağlantı kapasitesi ile ilgili YEKA kullanım hakkı 49 yıllığına tahsis edilecek. Kurulacak deniz üstü rüzgar santrali için lisans süresi de 49 yıl olacak.
Yarışmayı kazanan yatırımcı; meteorolojik ve oşinografik ölçümlerin yapılmasından, deniz tabanı araştırmalarından, teknik ve ekonomik etütlerden, izinlerin alınmasından ve sahanın yatırıma hazırlanmasından sorumlu olacak.
Sözleşmenin imzalanmasının ardından en geç bir yıl içinde ölçümlere başlanacak ve ölçümler en az 12 ay sürdürülecek. Deniz tabanına yönelik jeofizik ve jeoteknik araştırmalara ise sözleşmenin imzalanmasından itibaren en geç iki yıl içinde başlanması gerekecek.
Ölçümler sonucunda kapasite faktörünün yüzde 40’ın altında çıkması halinde yatırımcı, gerekçeli rapor sunarak sözleşmenin feshini talep edebilecek. Deniz tabanı araştırmalarının ardından da projenin kapasitesinde yüzde 50’ye kadar değişiklik yapılması veya sözleşmenin feshedilmesi talep edilebilecek.
Projede ön lisans süresi en fazla 36 ay, inşaat süresi ise üretim lisansının alınmasından itibaren en fazla 36 ay olarak öngörülüyor.
Yarışma 7-11 dolar cent aralığında yapılacak
Yarışmada elektrik alım tavan fiyatı 11 dolar cent/kWh, taban fiyatı ise 7 dolar cent/kWh olacak. Bu aralığın dışında sunulan mali teklifler geçersiz sayılacak.
Kapalı mali tekliflerin açılmasının ardından en düşük teklifi veren en fazla 5 yarışmacı arasında açık eksiltme yapılacak. Teklifler, taban fiyata veya taban fiyatın üzerindeki en düşük son teklife ulaşılıncaya kadar düşürülecek.
İkinci bir yarışmacının da 7 dolar cent/kWh taban fiyatını teklif etmesi halinde katkı payı açık artırmasına geçilecek. Bu aşamaya geçen ikinci yarışmacı, en az 10 milyon dolar katkı payı ödemeyi kabul etmiş sayılacak. Yarışma, en yüksek katkı payı teklifinin belirlenmesiyle sonuçlanacak.
Taslakta elektrik alım süresi, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 27 yıl olarak tanımlandı.
Santralde ilk kabulün sözleşme tarihinden itibaren ilk 7 yıl içinde gerçekleştirilmesi halinde, sözleşmenin imzalanmasından itibaren ilk 7 yıllık dönemde üretilen elektrik için 12 dolar cent/kWh alım fiyatı uygulanması öngörülüyor.
İlk kabulden sonraki ilk 4 yılda fiyat, yüzde 40 kapasite faktörüne göre güncellenecek. Sonraki dönemde ise santralin ilk 4 yıllık ortalama kapasite faktörüne bağlı olarak hesaplanan nihai alım fiyatı uygulanacak.
Kapasite faktörünün yüzde 43’ün altında kalması durumunda, kapasite faktöründeki her bir puanlık düşüş için alım fiyatı yüzde 2,5 artırılacak. Kapasite faktörü yüzde 40’ın altına inse bile hesaplamada yüzde 40 seviyesi esas alınacak.
Yüzde 25 yerlilik şartı öngörülüyor
Şartname taslağına göre projede toplam yatırım tutarı üzerinden en az yüzde 25 yerlilik oranının sağlanması zorunlu olacak.
Yerlilik oranının yüzde 25’in altında kalması halinde, eksik kalan her yüzde 1’lik dilim için 5 milyon dolar ceza uygulanacak. Projedeki yerlilik oranı, bağımsız bir gözetim kuruluşu tarafından raporlanacak.
Asgari yüzde 25 yerlilik şartının sağlanması koşuluyla, Yerli Malı Belgesi bulunan belirli ekipmanların kullanılması durumunda nihai alım fiyatına ek destek verilecek.
Nihai alım fiyatının uygulanmaya başladığı ilk 5 yıl boyunca yerli kanat kullanımı için 0,30 dolar cent/kWh, yerli kule için 0,10 dolar cent/kWh, jeneratör ve dişli kutusu veya doğrudan tahrikli jeneratör için 0,60 dolar cent/kWh destek uygulanabilecek.
Yerli temel yapısı kullanılması halinde 0,20 dolar cent/kWh, yerli denizaltı kablosu kullanılması halinde ise 0,20 dolar cent/kWh ek ödeme öngörülüyor.
50 milyon dolarlık başvuru teminatı öngörülüyor
Yarışmaya katılacak şirketlerden başvuru aşamasında 50 milyon dolarlık teminat mektubu sunmaları istenecek. Yarışmayı kazanan şirket ise sözleşme imzalanmadan önce 200 milyon dolarlık teminat mektubu verecek.
Taslak kapsamında yarışmaya Türkiye’de kurulmuş anonim ve limited şirketlerin yanı sıra ortak girişimler ve sermaye şirketi statüsüne sahip yabancı şirketler de katılabilecek.
Yabancı şirketlerin yarışmayı kazanması halinde, sözleşme tarihine kadar Türkiye’de aynı ortaklık yapısıyla veya tamamına sahip oldukları bir şirket kurmaları gerekecek.
Projeye, lisans kapsamında belirlenen elektriksel kurulu gücü aşmamak şartıyla bütünleşik elektrik depolama ünitesi de eklenebilecek. Depolama ünitesinde yalnızca deniz üstü rüzgar santralinde üretilen elektrik depolanabilecek.
TÜREB finansman sağlanabilir bir modele dikkat çekti
Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği, şartname taslağının 1 GW’lık bağlantı kapasitesi ile alan kullanım hakkının 49 yıllığına tahsis edilmesine ilişkin çerçeveyi belirlediğini ve Türkiye’nin ilk büyük ölçekli deniz üstü rüzgar projelerinin temelini oluşturabileceğini açıkladı.
TÜREB, Bakanlığın taslağı kamuoyu görüşüne açmasını olumlu karşılarken yarışma modelinin finansman sağlanabilir bir yapıya sahip olmasının önemine dikkat çekti.
Birlik, iyi tasarlanmış ve finansman sağlanabilir bir yarışma mekanizmasının yatırım çekmek, yerli tedarik zincirini geliştirmek ve deniz üstü rüzgar enerjisini Türkiye’de uygun maliyetlerle büyük ölçekte hayata geçirmek açısından kritik olduğunu belirtti.
TÜREB Deniz Üstü Rüzgar Çalışma Grubu’nun da şartname taslağını inceleyerek sektörün görüş ve önerilerini Bakanlığa sunacağı bildirildi.