Hitachi Energy ve Larsen & Toubro, Kuzey Denizi’nde üretilen rüzgar enerjisini Hollanda ve Almanya şebekelerine taşıyacak iki yeni yüksek gerilim doğru akım bağlantısı için görevlendirildi. Toplam 4 GW kapasiteli projelerin yaklaşık 4 milyon haneye eş değer elektrik aktarabilmesi öngörülüyor.
Hitachi Energy ile Larsen & Toubro (L&T), Avrupa iletim sistemi operatörü TenneT’in 2 GW’lık deniz üstü şebeke programı kapsamında Nederwiek 3 ve LanWin 5 projelerini üstlendi.
Her biri 2 GW kapasiteye sahip olacak yüksek gerilim doğru akım (HVDC) bağlantıları, Kuzey Denizi’ndeki deniz üstü rüzgar santrallerinde üretilen elektriğin karaya taşınmasını sağlayacak. Nederwiek 3 Hollanda şebekesine, LanWin 5 ise Almanya şebekesine bağlanacak.
Nederwiek 3’ün karadaki dönüştürücü istasyonu Hollanda’nın güneyindeki Geertruidenberg kentinde kurulacak. LanWin 5 bağlantısı ise Kuzey Denizi’nden taşınan elektriği Almanya’nın Aşağı Saksonya bölgesine ulaştıracak.
İki bağlantının toplam 4 GW temiz elektriği şebekeye taşıması ve yaklaşık 4 milyon hanenin elektrik tüketimine eş değer kapasite sunması bekleniyor.
4 projede toplam kapasite 8 GW’a ulaşacak
Hitachi Energy ve L&T, TenneT programı kapsamında daha önce Hollanda’daki Nederwiek 1 ve IJmuiden Ver Alpha projelerini de üstlenmişti. Yeni projelerle birlikte konsorsiyumun yürüttüğü 4 şebeke bağlantısının toplam iletim kapasitesi 8 GW’a ulaşacak.
L&T, projelerde deniz üstü dönüştürücü platformlarının ve bağlantılı altyapının mühendislik, tedarik, inşaat ve kurulum çalışmalarını yürütecek. Hitachi Energy ise elektriğin dönüştürülmesi ve uzun mesafelere düşük kayıpla taşınması için HVDC Light teknolojisini sağlayacak. Bağlantılar 525 kV gerilim seviyesinde çalışacak.
Nederwiek 3’ün gelecekte geliştirilmesi planlanan LionLink enterkonnektörü üzerinden Birleşik Krallık şebekesine de bağlanması hedefleniyor. Böylece hattın yalnızca deniz üstü rüzgar elektriğini karaya taşıyan bir bağlantı değil, Avrupa ile Birleşik Krallık elektrik piyasalarını birbirine bağlayan çok amaçlı bir altyapı olarak kullanılması planlanıyor.
Projeler, Avrupa’nın deniz üstü rüzgar kapasitesini artırırken yenilenebilir enerji üretiminin ulusal şebekelere güvenli ve yüksek kapasiteli biçimde aktarılmasını destekleyecek.