ENERCON, yeni amiral gemisi E-175 EP5 E2 modeli için rotor kanadı üretiminin ardından jeneratör ve hibrit çelik kule üretimini de Türkiye’de gerçekleştirecek. ATEŞ Wind Power ve ATEŞ Çelik ile imzalanan üretim ortaklığı, yerli aksam kabiliyetini güçlendirirken Türkiye ve Avrupa’daki projeler için daha dayanıklı bir tedarik zinciri yapısı oluşturacak.
ENERCON, yeni amiral gemisi E-175 EP5 E2 rüzgar türbini için Türkiye’deki üretim ağını genişletiyor. Şirket, rotor kanadı üretiminin yerlileştirilmesinin ardından, bu modelde kullanılacak jeneratörlerin ve hibrit çelik kule bileşenlerinin de Türkiye’de üretileceğini açıkladı.
Üretim ortaklığına ilişkin anlaşmalar, 19 Haziran’da Ankara’da düzenlenen Türk-Alman Enerji Forumu’nda imzalandı. İmza törenine Almanya Federal Ekonomi ve Enerji Bakanı Katherina Reiche ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da katıldı. Anlaşmalar ENERCON, ATEŞ Wind Power ve ATEŞ Çelik arasında imzalandı.
Anlaşmalar kapsamında ATEŞ Wind Power, ENERCON’un en güçlü ve en yüksek verimli rüzgar türbini tipi olarak konumlandırdığı E-175 EP5 E2 için Türkiye’deki projelerde kullanılacak jeneratörleri İzmir Aliağa’daki tesisinde üretecek. ENERCON, bu adımın tesiste 300 yeni istihdam yaratacağını ve bölgedeki tedarikçilerde de istihdamı destekleyeceğini bildirdi.
ATEŞ Çelik ile mevcut üretim ortaklığı da genişletilecek. Bu kapsamda E-175 EP5 E2 için ENERCON’un Hibrit Çelik Kule portföyünde yer alan çelik kule bileşenleri Türkiye’de üretilecek. İzmir Bergama’daki tesisin, Türkiye ve Avrupa’daki projeler için hibrit çelik kule bileşenleri üretmesi planlanıyor.
ENERCON COO’su Heiko Juritz, Ankara’daki mutabakat zaptı imza töreninde yaptığı açıklamada, “ATEŞ ile üretim ortaklığı, başarılı Türk-Alman iş birliğinin somut bir örneğidir. Ortak girişimimiz, yerel sanayi uzmanlığını daha da güçlendirecek, ikili iş birliğimizi derinleştirecek ve Türkiye’nin uzun vadeli enerji dönüşümü hedeflerine önemli katkı sağlayacaktır. ENERCON açısından bu iş birliği, özellikle kule bileşenleri tarafında tedarik zincirlerimizi daha dayanıklı hale getirme avantajı da sunuyor” dedi.
ATEŞ Wind Power Başkan Yardımcısı Mahmut Güldoğan ise ENERCON ile 13 yılı aşan iş birliklerinin güçlü bir güven zemini, teknik yetkinlik ve yenilenebilir enerjiyi geliştirmeye yönelik ortak kararlılık üzerine kurulduğunu belirtti.
Güldoğan, “Yıllar içinde bu iş birliği, yalnızca şirketlerimiz için değil, daha geniş rüzgar enerjisi ekosistemi için de değer yaratmayı sürdüren stratejik bir ittifaka dönüştü. ENERCON’un E-175 EP5 E2 platformu kapsamında üretim kabiliyetlerimizi jeneratör bileşenleri ve hibrit çelik kule üretimini de içerecek şekilde genişletmekten gurur duyuyoruz. Aynı zamanda ENERCON’un Bergama’daki kanat üretim operasyonlarının yeniden yapılandırılması ve daha da geliştirilmesine katkı sunuyoruz. Bu adım; yerel üretim kabiliyetlerinin güçlendirilmesi, bölgesel istihdamın desteklenmesi ve hem Türkiye hem de Avrupa pazarları için tedarik zinciri dayanıklılığının artırılması açısından önemli bir kilometre taşıdır. ATEŞ Wind Power olarak ENERCON ile iş birliğimizi derinleştirmeye ve Türkiye’nin uzun vadeli yenilenebilir enerji hedeflerini desteklemede aktif rol üstlenmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
ENERCON, yerlileştirme yönündeki bu yeni adımla Türkiye’deki ihale sistemine katılım için gerekli yerli aksam şartlarını karşıladığını belirtti. Düzenlemeler, rüzgar türbini bileşenlerinin belirli bir bölümünün Türkiye’de üretilmesini öngörüyor.
Heiko Juritz, “Bergama’da rotor kanadı ve jeneratör üretimi, müşterilerimizin E-175 EP5 E2 ile kamu ihalelerine katılmaları için sağlam bir temel oluşturuyor” dedi.
Jeneratör üretiminin 2026’nın 4. çeyreğinde ATEŞ tesislerinde başlaması planlanıyor. Türkiye’de üretilen ilk hibrit çelik kulelerin teslimatına ise başlandı.
E-175 EP5 E2, ENERCON’un yeni üst segment modeli olarak konumlandırılıyor. 7,0 MW nominal güce ve 175 metre rotor çapına sahip model, Avrupa’nın en yüksek verimli kara tipi rüzgar türbinleri arasında yer alıyor.
ENERCON, E-175 EP5 E2’nin şirketin pazar stratejisinin merkezi sütunlarından biri olduğunu ve müşterilerine sunduğu çözüm portföyünün temelini oluşturduğunu belirtti. Modelin uluslararası pazara giriş süreci devam ederken şirket, yakın dönemde Türkiye’deki müşteriler de dahil olmak üzere toplam 300 MW’ın üzerinde üretim sağlayacak tedarik sözleşmeleri imzaladı.
Heiko Juritz, “Türkiye, ENERCON’un en önemli uluslararası kilit pazarlarından biri olmayı sürdürüyor. E-175 EP5 E2 için bileşen üretimine yaptığımız yatırımla bölgeye yönelik uzun vadeli taahhüdümüzü yeniden teyit ediyoruz. ENERCON ve ATEŞ, Türkiye’deki müşterilerimizi kara tipi rüzgar enerjisinin daha da genişletilmesi sürecinde desteklemeye hazır” açıklamasında bulundu.
ENERCON, Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün öncülerinden biri olarak 1998’den bu yana pazarda faaliyet gösteriyor. Şirketin Türkiye’de kurulu ENERCON türbinlerinin toplam kapasitesi 4 GW’ı aşıyor.