Financial Times ve Reuters başta olmak üzere uluslararası medya kuruluşları, Trump yönetiminin ulusal güvenlik gerekçesiyle ABD’deki rüzgar projelerini durdurduğunu açıkladı. Pentagon’un yaklaşık 165 projeye ilişkin onayları beklettiği belirtilirken, gelişme ABD’de rüzgar enerjisi yatırımları açısından yeni bir belirsizlik yarattı.
ABD’de rüzgar enerjisi sektörü, offshore projelerin ardından karasal rüzgar yatırımlarında da yeni bir politika baskısıyla karşı karşıya kaldı. Financial Times’ın aktardığı bilgilere göre, Trump yönetimi ulusal güvenlik gerekçesiyle ABD’de kara rüzgar projelerinin geliştirme ve onay süreçlerini durdurdu.
Haberde, Pentagon’un özel arazilerde geliştirilen yaklaşık 165 kara rüzgar projesine ilişkin onay süreçlerini beklettiği belirtildi. Söz konusu projeler arasında nihai onay aşamasında bulunan sahaların yanı sıra müzakere süreci devam eden ve normal koşullarda Pentagon denetimi gerektirmeyen bazı projelerin de yer aldığı aktarıldı.
Gerekçe ulusal güvenlik
Süreç, rüzgar projelerinin askeri radarlar ve ulusal güvenlik açısından yaratabileceği etkiler gerekçe gösterilerek yürütülüyor. Aktarılan bilgiler arasında, Nisan ayında Pentagon’un enerji projelerinin ulusal güvenliğe etkisini değerlendiren süreçleri gözden geçirmeye başladığı da belirtiliyor.
ABD’de rüzgar projeleri zaman zaman radar sistemleriyle olası etkileşim, savunma altyapısına yakınlık ve hava sahası kullanımı gibi başlıklar nedeniyle ek incelemeye tabi tutulabiliyor. Ancak son gelişme, onshore rüzgar tarafında daha geniş kapsamlı bir yavaşlama olarak değerlendiriliyor.
Offshore’dan sonra onshore rüzgar da baskı altında
Trump yönetiminin rüzgar enerjisine yönelik politikaları daha önce offshore rüzgar projelerinde de gündeme gelmişti. Reuters, ABD yönetiminin iki offshore rüzgar kiralamasını sonlandırmak üzere anlaşmaya vardığını ve bu süreçte 885 milyon dolarlık yatırımın fosil yakıt altyapısına yönlendirilmesinin gündeme geldiğini aktarmıştı.
Bu nedenle son gelişme, yalnızca kara rüzgar projelerine ilişkin teknik bir izin tartışması olarak değil, ABD’de rüzgar enerjisi yatırımlarına yönelik daha geniş bir politika değişiminin parçası olarak görülüyor.
Yatırım belirsizliği artabilir
ABD’de rüzgar enerjisi sektörü; izin süreçleri, yüksek finansman maliyetleri, tedarik zinciri sorunları ve siyasi belirsizlikler nedeniyle son yıllarda dalgalı bir dönemden geçiyor. Kara rüzgar projelerinde onay süreçlerinin yavaşlaması, özellikle finansman kapanışı, ekipman tedariki ve inşaat takvimi açısından yatırımcıların risk algısını artırabilir.
Rüzgar enerjisi projelerinde izin ve onay süreçlerinin uzaması, yalnızca yeni kapasite kurulumlarını değil; türbin üreticileri, ekipman tedarikçileri, mühendislik şirketleri ve yerel istihdam üzerinde de etkili olabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Küresel rüzgar pazarında rota ayrışıyor
ABD’de rüzgar yatırımlarına yönelik bu politika freni, küresel rüzgar pazarında bölgeler arasındaki ayrışmayı da daha görünür hale getiriyor. Çin rekor kurulumlarla küresel büyümeyi sürüklerken, Avrupa rüzgarı enerji güvenliği ve sanayi stratejisi başlığı altında yeniden konumlandırıyor. ABD’de ise siyasi ve idari kararlar, özellikle rüzgar projelerinin ilerleyişinde yeni belirsizlikler yaratıyor.
Bu tablo, küresel rüzgar enerjisi sektöründe büyümenin yalnızca teknoloji ve maliyetlerle değil; izin süreçleri, savunma politikaları, enerji stratejileri ve siyasi tercihlerle de şekillendiğini gösteriyor.