WindEurope ve CASM Technology’nin analizine göre, Avrupa’daki bilinen ya da şüpheli anti-rüzgar aktörlerden oluşan ağ, 1 Mayıs 2024 – 28 Şubat 2026 döneminde 42 bin 947 paylaşım üretti. Çalışmada, 573 hesaptan gelen bu paylaşımların 6,3 milyon aktif etkileşim ve on milyonlarca görüntülenme yarattığı belirtilirken, yanlış bilgi anlatılarının Avrupa’da milyarlarca euroluk rüzgar projelerinde gecikme ve iptallere yol açtığı vurgulandı.
Avrupa rüzgar enerjisi sektörünün çatı kuruluşu WindEurope, Madrid’de düzenlenen Annual Event 2026 kapsamında yayımladığı yeni analizde, rüzgar enerjisine yönelik yanlış bilgi ve dezenformasyon anlatılarının Avrupa’nın enerji güvenliği ile sanayi rekabetçiliğini zayıflattığını bildirdi. Kuruluş, CASM Technology ile birlikte hazırladığı çalışmada, bu tür içeriklerin yalnızca kamuoyu algısını değil, yatırım kararlarını ve proje takvimlerini de olumsuz etkilediğini açıkladı.
WindEurope’un paylaştığı bilgilere göre, analiz 1 Mayıs 2024 ile 28 Şubat 2026 tarihleri arasındaki dönemi kapsıyor. Bu süreçte Avrupa’daki bilinen ya da şüpheli anti-rüzgar aktörlerden oluşan ağın 42 bin 947 paylaşım yaptığı, incelenen toplam hesap sayısının ise 573 olduğu belirtildi. Aynı çalışmada söz konusu içeriklerin 6,3 milyon aktif etkileşim aldığı ve on milyonlarca görüntülenme ürettiği kaydedildi.
Yanlış bilgi kampanyalarının yatırım etkisi
WindEurope, bu yanlış bilgi anlatılarının Avrupa’da milyarlarca euroluk rüzgar projelerinde gecikme ve iptallere neden olduğunu belirtti. Kuruluşa göre, rüzgar enerjisine karşı yayılan asılsız veya yanıltıcı iddialar yalnızca çevrimiçi tartışma alanında kalmıyor; yerel itiraz süreçlerini, izin mekanizmalarını ve yatırım ortamını da etkileyerek projelerin ilerleyişini yavaşlatıyor.
Kuruluş, bu tablonun Avrupa’nın enerji bağımsızlığı hedefleri açısından da risk oluşturduğunu vurguladı. WindEurope’un değerlendirmesine göre, rüzgar enerjisine yönelik dezenformasyon kampanyaları, Avrupa’nın yerli ve temiz enerji kaynaklarını büyütme çabasını zayıflatırken, fosil yakıt ithalatına bağımlılığı azaltma hedefini de zorlaştırıyor.
Veri seti tüm çevrimiçi tartışmayı temsil etmiyor
Çalışmanın metodoloji notunda ise önemli bir çerçeveye yer verildi. Buna göre analiz, Avrupa’daki tüm çevrimiçi rüzgar enerjisi tartışmasının eksiksiz bir temsili olarak sunulmuyor; veri seti özellikle bilinen ya da şüpheli anti-rüzgar aktörlere odaklanıyor. Bu nedenle paylaşılan bulguların, daha geniş dijital tartışma ortamının tamamını değil, belirli bir ağın faaliyetlerini yansıttığına dikkat çekiliyor.
WindEurope, Madrid’deki etkinlik kapsamında yayımladığı bu analizle, rüzgar enerjisine yönelik yanlış bilgi akışının artık yalnızca iletişim sorunu değil, aynı zamanda enerji politikası ve sanayi stratejisi açısından da ele alınması gereken bir konu haline geldiği mesajını verdi.