GE Vernova, ABD’de 6 binden fazla rüzgar türbininde repowering uygulaması gerçekleştirdi. Şirket, mevcut türbinlerin kısmi yeniden güçlendirilmesiyle yıllık elektrik üretiminde %20 ila %30 artış sağlanabileceğini belirtiyor.
GE Vernova, ABD’deki rüzgar enerjisi santrallerinde yürüttüğü yeniden güçlendirme çalışmalarına ilişkin yeni bilgiler paylaştı. Şirketin 20 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı değerlendirmeye göre, son 10 yılda ABD genelinde 6 binden fazla rüzgar türbininde kısmi yeniden güçlendirme (partial repowering) gerçekleştirildi.
Repowering, mevcut rüzgar türbinlerinin daha gelişmiş teknolojilerle yenilenerek üretim performansının artırılmasını ve işletme ömürlerinin uzatılmasını amaçlıyor. GE Vernova’nın uyguladığı kısmi repowering yönteminde ise türbinlerin beton temelleri, çelik kuleleri ve mevcut elektrik altyapısı korunurken rotor ve güç aktarım sistemleri daha gelişmiş bileşenlerle yenileniyor.
Bu yöntemle mevcut rüzgar santrallerinin daha fazla elektrik üretmesi, işletme ömürlerinin uzatılması ve bakım maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor.
Repowering ile elektrik üretiminde %30’a varan artış
GE Vernova CEO’su Scott Strazik, şirketin yıllık raporunda mevcut rüzgar türbinlerinin yeniden güçlendirilmesine yönelik önemli bir büyüme fırsatı bulunduğunu belirtti. Strazik, mevcut şebeke bağlantıları kullanılarak yaşlanan rüzgar santrallerinde yıllık elektrik üretiminin %20 ila %30 artırılabileceğini ifade etti.
Şirketin dünya genelinde kurulu 59 binden fazla rüzgar türbini bulunuyor. GE Vernova, bu geniş türbin portföyünün repowering faaliyetleri açısından önemli bir potansiyel sunduğunu değerlendiriyor.
Açıklanan %20–30’luk üretim artışı, yenilenen 6 binden fazla türbinin tamamında ölçülmüş ortak bir sonuç değil; şirketin yenileme çalışmalarıyla ulaşılabileceğini belirttiği potansiyel artışı ifade ediyor.
Türbinlerin işletme ömrü 20 yıldan fazla uzatılabiliyor
Kısmi yenileme uygulamalarında eski rüzgar türbinleri tamamen sökülüp yeniden kurulmak yerine belirli bileşenleri değiştirilerek modernize ediliyor. Bu kapsamda daha uzun kanatlar ve daha büyük rotorlar kullanılarak özellikle düşük rüzgar hızlarında daha fazla elektrik üretilmesi amaçlanıyor. Rotor sistemindeki değişikliklere bağlı olarak kanat açı kontrol bileşenleri, ana mil ve dişli kutusu gibi parçalar da yenilenebiliyor.
GE Vernova, yenileme işlemi uygulamalarının türbinlerin işletme ömrünü çoğu durumda 20 yıldan fazla uzatabildiğini belirtiyor.
Şirkete göre bir rüzgar türbininin kısmi repowering işlemi yaklaşık 2 günde tamamlanabiliyor. Böylece yenileme sürecinde üretim kaybının sınırlandırılması mümkün oluyor.
İlk modernizasyon projesinde 74 türbin yenilendi
GE Vernova’nın kısmi repowering teknolojisinin ilk büyük ölçekli uygulaması, 2016 yılında ABD’nin Teksas eyaletindeki bir rüzgar santralinde gerçekleştirildi. Projede 74 rüzgar türbininin rotor çapları büyütülerek yeniden güçlendirme işlemleri tamamlandı. Şirketin aktardığına göre bu uygulama, rotor çapı artırılarak bir rüzgar santralinin tamamında gerçekleştirilen ilk kısmi repowering projesi oldu.
İlk uygulamalarda 77 metre olan rotor çapları önce 87 metreye, ardından 97 metreye kadar çıkarıldı. Teknolojinin uygulanmaya başlanmasını izleyen 18 ayda 1.100 rüzgar türbininde modernizasyon gerçekleştirildi. Şirket, sonraki yıllarda çalışmalarını Teksas, Nebraska, Kaliforniya ve diğer eyaletlerde genişletti.
Mevcut rüzgar santrallerinde modernizasyon potansiyeli
Rüzgar enerjisi sektöründe repowering, yeni santral yatırımlarına alternatif veya tamamlayıcı bir yöntem olarak önem kazanıyor. Özellikle işletme ömrünün sonuna yaklaşan santrallerde mevcut altyapının korunarak daha yüksek üretim performansına ulaşılması hedefleniyor.
Kısmi modernizasyon uygulamalarında beton temellerin, kulelerin ve şebeke bağlantılarının kullanılmaya devam edilmesi, santralin tamamen yeniden inşa edilmesi ihtiyacını azaltıyor.
GE Vernova, önümüzdeki dönemde onlarca gigavatlık yaşlanan rüzgar enerjisi kapasitesinin modernizasyon uygulamaları için fırsat sunduğunu değerlendiriyor.
Şirket, repowering çalışmalarını mevcut santrallerin elektrik üretimini artırmak, işletme ömürlerini uzatmak ve maliyetlerini azaltmak açısından önemli bir faaliyet alanı olarak görüyor.